Oyun-Dİkkat İlİŞkİsİ

Özellikle erken çocukluk dönemi eğitimcileri, çocukların oyun yoluyla öğrendiklerini vurgulamaktadır. Peki oyun yoluyla öğrenmek ne demektir?

Çocuk kendi iradesiyle bir oyunu başlatıp, sürdürüp sonlandırdığında;

  • Karar alma becerileri geliştirir,
  • Yaratıcı problem çözme becerileri geliştirir,
  • Dil ve iletişim becerileri kazanır,
  • Yaratıcılık ve hayal gücünü kullanmış olur,
  • Güven, empati ve sosyal becerileri gelişir,
  • Deneyimlerinden yola çıkarak hareket etmeyi ve analiz etmeyi öğrenir,
  • Liderlik becerisi geliştirir.
 
Çocukların çevredeki uyaranlara anlam verebilmeleri, sosyal ve kültürel farkındalık kazanmaları, duygu ve düşüncelerini ifade edebilmeleri, karşılaştıkları problemleri çözmede çeşitli yöntemler geliştirmeleri, sözlü ve yazılı becerilerini geliştirip kavramları öğrenmeleri yolunda oyun önemli etkiye sahiptir (Bredekamp & Copple, 1997; Gronlund, 2001; Isenberg & Quinsenberry, 2002).

Öğrenme sürecinin başlamasında ilk adım dikkattir. Çünkü öğrenmenin temelinde bir uyarıcıya dikkat etme ve dikkati sürdürebilme becerisi yatar. Dikkatin yetersizliği halinde, öğrenci derse odaklanmakta zorlanır, okuduğunu anlamada güçlük yaşayabilir, görev ve ödevlerinin takibini yapamayabilir, ayrıntıları kaçırabilir ve bunlara bağlı olarak kendisi ile ilgili olumsuz düşünceler geliştirebilir.

“Araştırmalar göstermektedir ki, öğretmen tarafından desteklenen ve çocuğun yönlendirmesine izin verilen oyunun çocuğa birçok faydası olmaktadır. Çocuklar oyun oynarken yeni edinilmiş bilgileri geliştirme ve pratiğini yapma, dili kullanma, sırasını bekleme, sosyal becerileri geliştirme ve durumun gerektirdiği biçimde duyguları ve davranışları yönetme gibi önemli görevleri yerine getirirler. İşte bu nedenle çocuk, her gün mutlaka belli bir süreyi oyuna ayırabilmelidir.”(Copple & Bredekamp, 2009, s.328).

Günümüz büyük şehirlerindeki betonlaşma ve okullarda artan akademik yükle birlikte çocuklar oyun oynamaya yeterince zaman ayıramamaktadır ve evde ve okulda hayal gücü ve yaratıcılıklarını geliştirebilecekleri aktivitelerden uzak kalmaktadır. Televizyon, DVD’ler ve bilgisayar oyunları çocukların dünyasını adeta istila etmiş ve yaratıcıklarını kullanarak oyun kurmaktan onları uzaklaştırmıştır. Çocuk sabit bir biçimde ekrana bakarken, duyularının çoğunu aktif olarak kullanamamaktadır. Dikkat sorunları ve televizyon izleme arasındaki ilişkiyi araştıran bir çalışma sonucundan hareketle, Amerikan Pediatri Akademisi (AAP; 2001) özellikle 3 yaş altındaki çocuklar olmak üzere küçük yaştaki çocukların dikkat problemleri ve olası Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) riskine karşı televizyon başında zaman geçirmemelerinin önemine işaret etmiştir (Christakis, Zimmerman, Di Giuseppe, & McCarty, 2004).

Öğrenmenin temelini hafıza, dikkat ve beynin yönetici işlevleri oluşturur. Yönetici İşlevler, okulda ve evde belli bir göreve başlama, görevi sürdürme ve tamamlamak üzere kullanılan bilişsel becerileri ifade eder. Tüm bu beceriler, hedef odaklı bir davranışı yerine getirmek üzere çalışırlar. Bizler, beynin yönetici işlevlerini planlama, organizasyon, strateji geliştirme, dürtü ve duygu kontrolü, dikkat verme ve detayları hatırlama sırasında kullanırız. Beynin gelişimindeki süreçler açısından (özellikle Frontal Cortex), özellikle 3-5 yaş arası yönetici işlevlerin gelişimi açısından önemlidir (Shore, 2003).
Araştırmacılar Yönetici İşlevler’in öğeleri konusunda tam bir fikir birliğine varmamışsa da Chris Dendy (2008), Russell Barkley ve Tom Brown’ın dikkat eksikliği üzerine yaptığı çalışmalara dayanarak 5 alt başlığın varlığından söz eder:

1. İşler Bellek ve Hatırlama
2. Aktivasyon, Uyarılma ve Gayret
3. Duygu Kontrolü
4. Dili Benimseme
5. Parçalara ayırma, parçaları inceleme, yeniden yapılandırma ve organize etme

Dikkat sorunu olan çocuklar birden fazla uyarana dikkat vermeleri gerektiğinde, oyalanmadan bir işe başlamaları gerektiğinde, işleri tek başına bitirmeleri istendiğinde ve kontrol edilmesi gereken uygulamalarda zorlanırlar. Yönetici İşlevler’de problem varsa bitirilmesi gerekenler çocuğun gözünde hızla büyüyecek ve çocuk henüz başlamadan o işten soğuyacaktır. Bu nedenle bu çocukların yaş ve gelişim düzeylerini dikkate alarak oyun sırasında planlamaya yardımcı olmak, başarma duygusu ve motivasyonunu desteklemek, hataları eleştirmeden ufak başarıları takdir etmek önemlidir. Çocuk samimi çaba gösteriyorsa, acele etmiş olsa da bu çabası övülmelidir.

Çocukla oynarken onu izleyin. Stratejiler geliştirip oyunu sürdürmesine fırsat tanıyın ve attığı adımları fark ettiğinizi görmesini sağlayın. Çocuğun da oyunda yaptığı hamlelerin farkına varması adına şu cümleler etkili olacaktır: “Çaba gösterdin, denemeye devam ettin, detayları görebildin, farklı yollar bulmaya çalıştın, yönergeyi dinledin, sırayla gittin, düşünmeye zaman ayırdın, sonuna kadar gittin, tamamladın vb.”.

Çocuğun aynı zamanda “Dur-Düşün-Yap” prensibine göre hareket etmesini sağlamak da faydalı olacaktır; yönergeyi duyunca DUR, ne istendiğini ve ne yapman gerektiğini DÜŞÜN ve senden isteneni anladığın zaman YAP. Çocuğun yaptığı dikkat hataları sebebiyle kendine güveninin azalma ihtimali yüksektir. Dikkat hatası sebebiyle kapasitesini kullanamayan çocuğun özgüveni azalabilir. Düşünerek hareket etmeyi öğrenen çocuğunsa dikkat hataları giderek azalır ve kendine güveni yerine gelir.

Bir diğer yöntem de çocuğa “Bunu nasıl yaptın?”, “Bu konuda başka ne yapmayı düşünüyorsun?” “Bir sonraki adımın nedir?” vb. sorular yöneltmektir. Çocuk 8 yaşından küçükse attığı adımları ebeveyni de dile getirebilir: “Düşünüyorsun.” “Farklı bir yöntem kullandın, görsel detaylara dikkat ettin.”, “Görme becerini kullandın” vb.

Hafıza, görsel-işitsel dikkat, sabır, el-göz koordinasyonu, okuduğunu ve dinlediğini anlama, başladığı işi bitirme, imgeleme, yönerge takibi, sıralama, organize etme, eşleştirme ve farklı düşünmeyi destekleyen pek çok oyun bulunmaktadır.

Oyunun önemi ve bilişsel işlevlerin gelişimine etkisi ebeveynler ve öğretmenler tarafından anlaşıldıkça ve bilinçli yaklaşımla çocuğun amaçlı oyun oynaması teşvik edilebilir. Özellikle DEHB tanısı almış çocukların da yönetici işlevlerinin gelişmesi bu oyunlarla desteklenmiş olur.
Son olarak hatırlanması gereken, dikkat dağınıklığının yalnızca nörolojik bir durum olmadığıdır. Çocuğun duygu durumuna da mutlaka bakılması gerekmektedir. Çocukta sorumluluk almayı zorlaştıran bağımlı kişilik varlığından söz edilebilir, çocuk yalnız kalmaktan korkuyor olabilir veya haz ilkesine bağlı hareket ediyor yani hemen başarıya ulaşmak istiyor olabilir. Kısaca, yönetici işlevler dışında altta yatan bir sebep olması da mümkündür ve bu yüzden çocuğun duygu durumu da göz ardı edilmemelidir.

Psikolog – DEHB Uzmanı
Duygu GÜNDOĞ
Mİsyonum
Herkes için hayatta sevdiği işi yapmak önemlidir fakat DEHB tanısı almış ve bunun üstesinden gelmiş bir birey için daha da önemlidir. Ben böyle yaptım; bu konuda örnek ve destek olmaya da tutkuyla bağlıyım.
Göktürk, Mecidiyeköy, Ataşehir
Telefon : 0542 389 48 82 E-posta : info@duygugundog.com

all right reserved by Duygu Gündoğ proudly powered by Piernet